İzmir’in Sabah Güneşi: Kat Kat Lezzet, BOYOZ
İzmir’de sabahın en lezzetli eşlikçisidir boyoz. İster bir vapur yolculuğunda, ister kordon boyunda, ister mahalle arasındaki mütevazı bir fırın tezgahında olsun; o altın sarısı rengi ve dağılan dokusuyla İzmirli olmanın tadıdır.


500 Yıllık Bir Miras
Boyozun hikâyesi, 1492 yılında İspanya’dan göç ederek Osmanlı topraklarına, özellikle de İzmir’e yerleşen Sefarad Yahudileri ile başlar. "Bollos" (çörek) kelimesinden türeyen bu isim, zamanla İzmir ağzında "Boyoz"a dönüşmüştür. İzmir mutfağına Sefarad kültürünün bir hediyesi olan bu lezzet, zamanla dini ve etnik sınırları aşarak tüm şehrin ortak paydası, vazgeçilmez bir sabah klasiği olmuştur.
Sabır ve Ustalık: Boyozun Yapılışı
Boyoz, görünüşte basit bir hamur işi gibi dursa da, yapımı büyük bir ustalık ve fiziksel güç gerektirir. Un, su ve tuzdan oluşan hamur, mayasızdır ancak bolca bitkisel yağ (genellikle tahin ile zenginleştirilmiş) ile yoğrulur.
Açma: Hamur, ustalar tarafından havada savrularak çarşaf gibi incecik açılır.
Katlama: İncecik açılan bu hamur, kat kat sarılarak rulo haline getirilir.
Dinlendirme: Boyozun o efsanevi çıtırlığa kavuşması için hamurun saatlerce dinlenmesi şarttır.
Pişirme: Yüksek ısılı taş fırınlarda, yan yana dizilerek pişirilen boyozlar, fırından çıktığında onlarca katmandan oluşan bir lezzet şölenine dönüşür.
Ayrılmaz İkili: Boyoz ve Fırınlanmış Yumurta
İzmir’de boyoz asla yalnız tüketilmez. Onun en kadim ve sadık dostu fırınlanmış yumurtadır. Boyoz fırına girmeden önce, yumurtalar fırının en az ısınan, en kuytu köşesine konur ve 10-12 saat boyunca düşük ısıda yavaş yavaş pişer. Bu yöntemle yumurtanın akı koyu bir renk alırken, sarısı kremsi ve yoğun bir lezzete kavuşur. Üzerine biraz karabiber ve tuz serpilmiş bu yumurta, boyozun çıtırlığıyla birleştiğinde ortaya çıkan denge, İzmir’in kahvaltı klasiğidir.
Boyozun "Sakin" Gücü
Boyozun İzmir dışındaki illerde aynı tadı vermemesinin sebebi, sadece unun ya da suyun farkı değil, aynı zamanda İzmir’in aceleci olmayan yaşam ritmidir. Boyoz, ayaküstü yense bile insanın ruhuna sakinlik, damağına lezet bırakır.
Bugün ıspanaklısından peynirlisine, çikolatalısından zeytinlisine kadar pek çok çeşidi yapılsa da, İzmirli için boyozun "sadesi" ve yanında dumanı tüten bir bardak çay, güne başlamanın en güzel yoludur.

